4
Oca
2020
0

Transit Mars Yay burcunda

Girişimlerimizi, mücadele potansiyelimizi ve irade gücümüzü simgeleyen savaş gezegeni Mars, 3 Ocak’ta Ateş elementinin ele avuca sığmayan, filozof burcu Yay’a ilerledi. Mars, Yay burcunda 16 Şubat’a kadar seyahatini sürdürecek. Genişlemenin, bolluk ve bereketin gezegeni Jüpiter’in burcu Yay, bizi her zaman büyük düşünmeye iter. Yay, iyimserliğinin kısıtlanmasını istemez, maceracı ruhuna ket vurulması ise hiç hoşuna gitmez. Yay’daki Mars, işleri aceleye getirmek ister; huzursuz doğası bu burçtayken daha da görünür olur, fiziksel enerjimiz ise her zamankinden daha yüksektir ve kendimize olan güvenimiz tavan yapar. Nitekim Yay’ın serüvenciliği ve Mars’ın girişim potansiyeli bir araya geldiğinde durdurulamaz bir enerji baş gösterir. Mars, bir hedef doğrultusunda hareket etmeyi ve ne pahasına olursa olsun hedefini gerçekleştirmeyi arzular. Ancak gezegen Yay burcundayken bu hedefleri doğru belirleyememe, gereken istikrarı sağlayamama, enerjimizi pek çok farklı alana dağıtma ve kafamızın karışık olması riski de vardır. İşte tüm bunlar Mars’ın Yay burcunda seyahat edeceği süreçte karşılaşacağımız temalar… Bu transitle birlikte inançlarımız da mercek altında olacak. İnandıklarımız için savaşmaya her zamankinden daha fazla hazır olacağız. Diplomatik davranma gerekliliği bir süre rafa kalkacak gibi görünürken kendimizi yenilmez ve sonsuz derecede haklı görme eğilimimize dur dememiz gereken bir süreç içerisine girebiliriz. Bunun yanı sıra Mars Yay’dayken tempomuzda ister istemez artış görülecek ve işlere daha büyük bir heyecanla sarılmak arzusunda olacağız. 26 Ocak- 1 Şubat tarihlerine ise özellikle dikkat; Mars’ın bu günlerde Neptün’le kuracağı sert etkileşim yönümüzde sapmalara, boşa efor harcamamıza ve girişimlerimizde hayalkırıklığına uğramamıza neden olabilir.

1
Oca
2020
0

AY TUTULMASI YAKLAŞIYOR! DUYGUSAL ARINMA ZAMANI

10 Ocak’ta Hint Astrolojisi’ne göre Punarvasu Nakshatra’da ay tutulması meydana geliyor. Bu takımyıldız  fırtınadan sonra ışıyan günü temsil eder. Kendisinden bir önceki takımyıldız Ardra’nın kasıp kavurucu badireleri atlatılmış, yeryüzüne gün yeniden doğmuştur. Bilge kişi artık ‘eve’ dönmeye ve zorlu derslerden öğrendiklerini başkalarıyla paylaşmaya heveslidir. Ruhsal farkındalığı da beraberinde getiren bu nakshatranın etkisiyle birlikte Ay tutulmasını takip eden haftalarda büyük bir duygusal detoks ve bunun getirdiği bir ‘aydınlanmanın’ yaşanması kuvvetle muhtemel. Özellikle de doğum haritasındaki gezegenler bu tutulmadan doğrudan etkilenenler için yaşananlar daha belirgin olacaktır. Ay tutulmaları sonlanmalar ve sonuçlanmalarla alakalıdır. Son 6 ayda ektiğimiz tohumlar artık topraktan fışkırmaya hazırdır. Yine bu tutulmayla birlikte bilinçaltımızda temizlenmesi gereken ne varsa açığa çıkmayı beklerken bu temizlenmenin karmik Ketu ve Jüpiter’in birlikteliği ile inanç sistemimizle yakından ilgili olabileceği görülüyor. Bu süreçte doğru bildiklerimize sıkı sıkı tutunmamakta fayda var nitekim bazı şeyler hiç de göründüğü gibi olmayabilir. Herkese farkındalık dolu bir tutulma dönemi ve güzel bir sene dilerim.

11
Kas
2019
0

Boğa burcunda dolunay; varlığımızı onurlandırmak

12 Kasım Salı günü Toprak elementinin ilk burcu Boğa’da gerçekleşecek olan dolunay, dünyaya olan aidiyet duygumuzu ve Tabiat Ana’yla olan bağımızı pekiştirici etkiler taşıyor. Bu dolunayla birlikte beş duyumuzla algıladığımız ‘gerçeklik’ daha canlı tonlara bürünürken Boğa burcu bizi derinlere kök salmaya ve dünya üzerindeki tüm canlılarla ‘bir’ olduğumuzu hissetmeye davet ediyor. Nefes alabiliyor olmanın getirdiği şükran duygusu ise bu dolunayda kendisini çok güçlü bir şekilde hissettiriyor.

Boğa, Zodyak’ın en kararlı ve istikrarlı burçlarından biridir; bunların yanı sıra kolay kolay duygularının esiri olmaz. Ancak bu dolunayda Tanrılar’ın Habercisi Merkür’ün Ay’a yaptığı zıt görünüm bir iç çatışma olasılığını da beraberinde getiriyor. Belki mantığımızın ‘imkansız’ dediğine iç sesimiz “neden olmasın?” diye karşılık veriyor; belki de duygularımıza daha fazla kulak vermemiz gerektiğini bildiğimiz halde ‘meliler, malılar’ hayatımızı yönetiyor. İşte bu dolunayda düşüncelerimiz karmakarışık ve duygu – mantık denklemini oturtmak her zamankinden daha zor. Dolunay haritasındaki bu görünüm, çevremizdekilerle ilişkilerimize ister istemez yansıyor; yanlış anlaşılmalara her zamankinden daha açığız; biz ne kadar kendimizi net ifade ettiğimizi sansak da durum büyük olasılıkla bunun tam tersi olabilir ve lüzumsuz tartışmalara davetiye çıkarabilir!

 

                                          SATÜRN VE NEPTÜN DESTEĞİ

Neyse ki dolunay haritasında bu iletişim zorluklarıyla baş etmemizi sağlayan yardımcı etkenler de var. Karmanın ve zamanın efendisi Satürn’ün dolunaya yaptığı destekleyici görünüm sabrımız sınansa dahi bu sınavdan başarıyla geçebileceğimizi bize hatırlatırken duygusal stabilite sağlamamız konusunda da yardımcı oluyor. Ancak yine de bu dolunayın yakın ilişkilerimizle ilgili önemli kararlar almak için pek de uygun bir süreç olmadığını bilmekte yarar var. Dolunaya bir diğer olumlu görünüm yapan gezegen ise hayallerin simgesi, yaratıcılığımızı artıran Neptün. Boğa dolunayıyla hali hazırda keskinleşen beş duyumuza altıncı hissimizi de ekleyen Neptün, bizi çevremizde olan bitenlere karşı çok daha duyarlı yaparken derin bir ‘biliş’ hali ve empati kurabilme becerisi de bu dolunaya eşlik ediyor. Neptün’ün psişik kuvveti hiç de yabana atılır cinsten değil; dolunayı takip eden günlerde ve haftalarda rüyalarımıza dikkat edelim çünkü bu süreçte ‘haberci’ olarak tabir edilen rüyalar görebilir, yine rüyalarımız aracılığıyla çeşitli mesajlar alabiliriz. Üzerinde yaşadığımız dünyanın bir parçası olduğumuzu tam anlamıyla hissetmek istiyorsak başkalarının acılarına kayıtsız kalamayacağımızı da bilmemiz gerekir. Bu acıları en az kendi acımız kadar derinden duyumsamak, sadece insanlara değil hayvanlara da şefkatle yaklaşmak, ne pahasına olursa olsun doğayı korumak gerekliliği Boğa dolunayında daha da görünür oluyor. Yeter ki dolunayın çağrısına kulak vermeyi bilelim! Herkese huzurlu bir dolunay dönemi diliyorum.

 

 

 

1
Kas
2019
0

VENÜS YAY BURCUNDA; İLİŞKİLERE HEYECAN VE DİNAMİZM GELİYOR

Aşkın, sevginin, estetiğin ve sanatın simgesi Venüs, Ateş elementinin ele avuca sığmayan burcu Yay’a ilerlerken özellikle ikili ilişkilerde heyecan arayışının artacağı görülüyor. Ay sonuna kadar bu burçta konaklayacak olan Venüs, Yaylar’ın yanı sıra Koçlar ve Aslanlar için de eğlenceli ve macera dolu günlerin kapıda olduğunun habercisi… Bu süreç özellikle ilişkiler vasıtasıyla hayatımızda yeni ufuklar açacak deneyimler edinmek için de birebir…   İlişkiler söz konusu olduğunda üzerine uzun uzadıya düşünülmüş stratejilere kafa yormanın zamanı değil. Çünkü Venüs Yay’dayken aklımıza estiği gibi davranmak, çocuksu bir neşeyle pek de düşünmeden hareket etme eğiliminde oluruz. Anlık ve kestirilemeyen davranışlarımız bu dönemde artan özgürlük ihtiyacıyla birleştiğinde ise ilişkilerimizde huzursuzluğa davetiye çıkartmamız pek de şaşırtıcı olmayacaktır. İşler zora girmeye başladığında veya taşın altına elini sokması gerektiğinde Yay’ın ortadan kaybolması alışılmadık bir tablo değildir; şayet önümüzdeki 1 aylık süreçte sorumluluk almamız gereken durumlarla karşılaşırsak Yay’ın dillere destan iyimserliğine kapılıp sorunları görmezden gelme eğilimimiz ağır basacaktır.

                                                Merkür Akrep’te geri gidiyor

Venüs’ün Yay burcundaki yolculuğuna Akrep’teki Merkür eşlik ediyor ve bu dönemin büyük bir kısmında Tanrılar’ın Habercisi geri harekette olacak. Üzeri örtülmüş pek çok meselenin su yüzüne çıkabileceği bu süreç çevremizdeki insanlarla derin iletişim kurabilmenin önemine vurgu yaparken Yay’daki Venüs, bu iletişimin hayatlarımızı nasıl daha fazla zenginleştirebileceğine odaklanıyor olacak. İlişkilerde yakınlık temasını ön plana getirecek olan Akrep’teki Merkür retrosu devam ederken; 14 Kasım günü Venüs’ün hayaller gezegeni Neptün’le sert bir kontağı olacak. Özellikle ilişkilerde kandırılmaya ve belirsiz koşulların varlığına dikkat çeken bu günde iç sesimizi daha çok dinlememiz ve gerçeklik algımızı sorgulamamız gerekebilir. Not edilmesi gereken bir diğer gün ise göklerin şans gezegeni Jüpiter’le Venüs’ün bir araya geleceği 24 Kasım… Kendimizi geliştirmek için her türlü faaliyetin desteklendiği bu günde yeni insanlarla tanışabilir, yolculuğa çıkabilir ya da bize yeni bir farkındalık kazandıracak spritüel çalışmalarda bulunabiliriz. Özellikle bu gün ne dilediğimize çok dikkat edelim çünkü gökyüzü bu dileğin gerçekleşmesi için elinden geleni ardına koymayacaktır!

 

23
Eki
2019
0

Akrep burcunda yeniay; yılan deri değiştiriyor

28 Ekim sabah saat 06:40’ta Akrep burcunda bizi derin uykulardan uyandıracak bir yeniay meydana geliyor. Akrep burcunun köklerine indiğimizde karşımıza kartal ve Anka kuşunun yanı sıra yılan sembolizminin de çıktığını görürüz. Pek çok tarih öncesi kültürde yılanlar ruhsal inisiyasyonun bekçileri olarak görülmüş; kundalini enerjisinin yanı sıra ölüm ve yeniden doğum temalarıyla özdeşleştirilmiştir. Yılanlar gizlenmeyi seven yaratıklardır; Akrep kişilerine baktığımızda da kendilerini açık etmekten pek hoşlanmadıklarını ve hayatlarında dönüşümsel olarak adlandırılabilecek temaların büyük yer tuttuğunu görürüz. Bilinçaltımızda bastırdığımız korkular ya da içten içe tehlikeli olabileceğini sezinlediğimiz duygular Akrep burcuna hiç de yabanı değildir. Akrep’in saklanmayı seven ‘yılan’ tarafını ışıkla buluşturmak içinse bu yeniaydan daha iyi bir zaman olamaz. Özellikle de aydınlanmanın ve uyanışın gezegeni Uranüs’ün bu yeniaya yaptığı görünüm bazılarımızın huzurunu kaçıracak nitelikte olsa da yılanın artık deri değiştirme zamanı geldi de geçiyor bile! Üstelik aniden gelebilecek bu değişim biz durgun sularda yüzdüğümüzü sanırken bir tsunami etkisi yaratabilecek düzeyde! Bizim üzerimize düşense bu kez korkup kaçmamaktan ibaret…

             Yüzeysellikten uzaklaşıp gücümüzü bulacağız

Bu yeniayda Güneş ve Ay’ın yanı sıra Tanrılar’ın habercisi Merkür ve aşkın gezegeni Venüs de Akrep burcunda yer alıyor. Üstelik Merkür 31 Ekim’de geri yolculuğuna başlamaya hazırlanıyor. Hayatlarımızdaki sorunlara yüzeysel bakamayacağız, Kasım ayı boyunca bu sorunları tekrar tekrar ele alacağımız bir süreç bizleri bekliyor olacak. Bunun için kendimizle yüzleşmemiz gereken pek çok durumu hayatımıza çekeceğimizi söylemek yanlış olmayacaktır. Yeniayın yöneticisi Mars’ın karmanın gezegeni Satürn’le yaptığı gergin görünüm de işleri pek kolaylaştırmıyor doğrusu… Ne yaparsak yapalım, işin içinden nasıl çıkmaya çalışırsak çalışalım sürekli engellendiğimiz veya yolumuza taş konulduğu hissiyle mücadele etmek durumunda kalabiliriz. Ancak bu bizi yıldırmamalı; tersine Akrep yeniayının rehberliğinde kararlılığı elden bırakmamalı ve zorlukların üzerine azimle gitmek için içimizdeki güce güvenmeliyiz. Bilmeliyiz ki her birimizin içinde o güç mevcut; hele ki söz konusu Akrep yeniayı olunca bu güce ulaşmanın keyifli bir yolculuğa dönüşebileceğini hep hatırlayalım.